“Şiddet görüyorum ama ne mahkemelere ne de polise güveniyorum”

13 yaşındayken aile içi şiddetten kaçmak için evlendi. Çok geçmeden eşinden de şiddet görmeye başlayınca başka bir erkeğe sığındı. Şiddet, 15 yaşında yaptığı ikinci evliliğinde de peşini bırakmadı. Kapadokya Kadın Dayanışma Derneği aracılığıyla ulaştığımız şiddet mağduru kadın, çocuk gelin olmayı, aile içinde sıradanlaştırılan şiddeti ve şiddete duyarsız polisi Türkiye’den Şiddet Hikayeleri’ne anlattı.
Röportaj: Cankız Çevik

1974 senesinde, Nevşehirli çok gariban bir ailenin çocuğu olarak doğdum. Öz babam olmadığı için evde babalığım vardı. Maddi imkansızlıklardan dolayı ilkokul 5’inci sınıfa kadar okuyabildim. İkisi üvey olmak üzere toplam beş kardeşiz. Ben içlerindeki tek kızım. 13 yaşındayken, 27 yaşında biri beni istedi. Ben de babalığımız bize bakmadığı ve sürekli bizi dövdüğü için evlenmeyi kabul ettim.

27 yaşında genç bir adam, neden 13 yaşındaki bir kız çocuğuyla evlenmek ister? Ya da siz tanımadığınız bu adamın size şiddet uygulamayacağına nasıl ikna oldunuz?

Ailesi fakir olduğu için hiçbir istediğine varamamıştı. Sıva ustası olduğundan iş olursa çalışıyor, yoksa evde yatıyordu. Annem evin erkeği gibi çalışmaya gittiğinde hep babalığımdan dayak yediğim için evliliği bir kurtuluş gibi gördüm. Oysa ki ağabeyim karşı çıkmıştı, “Daha sen çocuksun. Yattığın yeri bilmezsin, kalktığın yeri bilmezsin” diyerek dövmüş, vazgeçirmeye çalışmıştı beni. Koca evine gidince de dayak yiyeceğimi hesap edemedim ki. Bilsem, annemin evinden hiç ayrılmazdım.

Evlilik hayatınız nasıldı?

Beni annem asla sokağa salmazdı, 14’ümde bir ev, bir çevre sahibi oldum. Eşim kaynana yanında dahi yaşatmadı. Kendi evi vardı ama çalışmıyordu, o yüzden altı ay elektriksiz kaldık. Bir de zaman geçtikçe, yaşı büyük olduğu için eşimi yanıma yakıştırmamaya başladım. Onunla gezerken rahatsız oluyordum. Bunu dile getirdiğimde de dayak yiyordum. Bana yakışan bir kıyafet giydiğimde de çok sinirlenir, izin vermezdi. Oysa ki anneme gidip gelirken genç kızların neler giydiğini, nasıl takılar taktıklarını görüp, ben de hevesleniyordum. Öyle şeyler almak istiyordum ama paramız yoktu, çalışmasını söylediğimde de şiddet görüyordum.

Eşinizin ailesiyle ilişkiniz nasıldı?

Kayınvalidem köydeydi genelde. Bize geldiğinde de sürekli  oğluna, “Bunun gözü açılırsa sana ailelik etmez. Sen ilgilenme, çalışma, erkenden çeksin gitsin” derdi. Hem ben süse, makyaja çok meraklı olduğum için hem de ailemle ilişkimi kesmediğim, sık sık annemin yanına gittiğim için kayınvalidem beni pek sevmezdi. O en başta, eğitmek için yanına almak istemişti beni. Ama abim, “Benim bacım tarla işi bilmez, ahıra giremez, inek sağamaz. Kat’iyen yollamam köye” diyerek beni götürmesine izin vermemişti.

Kaç sene evli kaldınız?

Evliliğim 2 sene sürdü. 14 yaşında hamile kaldım, bir tane çocuğum oldu. Çocuk, bakımsızlıktan 4 ay yaşayabildi. Soğukta kaldığım için sütüm kesildi ve çocuğuma gıda bulamadım. Süt olmayınca şekerli su verdim ama meğer çocuğun ciğerleri pişmiş. Hastaneye götürdüğümüzde, “Çocuğun ciğerleri bitmiş, yapacak bir şey yok” dediler, onun üzerine 4 gün yaşayabildi zaten.

BirGün Gazetesi'nin 8 Mart 2013 tarihli sayısından.

BirGün Gazetesi’nin 8 Mart 2013 tarihli sayısından.

Eşiniz hamile kaldığınızda sevindi mi? O zaman çalışmayı, ailesine sahip çıkmayı düşünmedi mi?

Çocuğu olacağı için çok mutluydu. İsteyerek yapmıştık biz o çocuğu. Ama annesi bir gelirdi, her şeyimiz bozulurdu. Anneme gitmememi isterdi ama evde yiyecek yok, soğuk… Mecburen annemin evine gidiyordum. Yemeğimi annem eskiden devletin aşevleri olurdu, oradan alır, yedirirdi. Eşim doğuma bile gelmedi, komşularım götürdü. Hastane masraflarını komşularım ödeyip çıkarttı beni. Son zamanlarda hele hiç çalışmaz oldu.

İkinci eşinizle nasıl tanıştınız?

Annemin evine yemeğe gidip gelirken ablasıyla tanıştım. O bana,“Eşin kocaman adam, neden çalışmıyor? Benim kardeşim ondan daha genç ama ev geçindiriyor” diye akıl verirdi. Anneme de eğer eşimden boşanırsam, beni kendi kardeşine almak istediğini söylemiş ancak annem karşı çıkmış. Ben ablasının bana verdiği bir bademi yedim ve o hiç tanımadığım adama aşık olup, bir gecede kaçtım. Muskaya, hacıya hocaya inanırım yani. Altında motoru vardı, giyimi ilk eşimden daha güzeldi. Bir de evde sürekli şiddet gördüğüm için sevgiyi dışarıda aradım.

Yıllar sonra sürekli baş ağrısı çektiğim için annem beni bir hocaya götürmüştü. Hoca,“Eşinle aranda şirinlik, sevgi muskası yapılmış. Açarsam yazık olur, çocukların var. Bırakayım böyle devam edin” dedi. Daha 15-16 yaşındaydım ona kaçtığımda.

İkinci eşinize kaçtığınızda, bu duruma ailelerin tepkisi nasıl oldu?

Benim boyum biraz kısa olduğu için eşimin ailesi beni istemedi, çünkü eşimin boyu çok uzun. Yakıştıramadılar. Benim ailem de eşimi Kürt olduğu için istemedi. Annemle 3 sene görüşmedim, evlendiğim eşimin ailesi görüştürmedi. Sonra araya arabulucular girdi, barışıldı.

Kaçtığımın üçüncü günü kaynanamdan dayak yedim, annem gelip beni aldı o evden ve eski eşimin yanına götürdü. O da beni geri kabul etti. Ama ben kaçtığım eşimle birlikte olduğum için temiz değildim artık, o yüzden eski eşimin yüzüne bakamazdım. Eşimi de çok sevdiğim için gelip bana,“Annemle evimizi ayıracağım, bacım da annem de sana hiç karışamayacak” gibi sözler verince yine ona gittim. Eski eşim de biraz uğraştı ama bunlar Kürt olduğu için çekindi, zaten yaşım resmi nikah için küçük olduğundan aramızda sadece hoca nikahı vardı, bıraktı peşimi.

Ne kadar süre kaynananızla aynı evde yaşadınız?

Evliliğimin ilk 7 senesinde ailesiyle birlikte yaşadık. Kayınlarım, görümcem, eşim… Hepsi döverlerdi beni. Yanımda sürekli Kürtçe konuşurlardı, ben de öyle olmasa bile benim hakkımda konuştuklarını sanır, kızardım. “Bana da anlatın, ben de katılayım sohbetinize” diye lafa girdiğimde de kaynanam döverdi beni.

Eşinizden ne sebeple şiddet görüyordunuz?

Yokluktan. 10 gün çalışmışsa, 3 ay yatıyordu. Sürekli ben çalışıyordum, patatese gidiyordum, ev temizliğine gidiyordum. O çocuklara bakıyordu. Bana bıkkınlık geldi çalışmaktan. Çünkü işten gelip, yemek yapıyorum, temizlik yapıyorum… O alkol alacak, kadınlara gidecek diye kazandığım paranın tümünü vermezsem,hepsinin üzerine bir de dayak yiyordum.

Kaç sene evli kaldınız, çocuklarınız var mı?

20 sene evli kaldım. 6 tane çocuğumuz oldu ama bunlardan sadece ilk 3 tanesini istemiştim. İlk zamanlar belki dövüyordu ama mutluyduk yine de. En büyük oğlum şimdi 19 yaşında, bu Mayıs’ta askere gidecek ama bana karşı buzdolabından farkı yok. Çünkü 20 günlükken elimden aldılar, ona hiç annelik ettirmediler. Eşim o sıra askerdeydi ama o da hep derdi,“O çocuk onların” diye. Ailesi de beni sürekli dövüyordu, çocuğuma görümcem bakıyordu. Zaten oğlum ona “anne” diyor. Çok emeği var elbette halasının, çok güzel yetiştirdiler ama benden aldılar çocuğumu. Bir gün daha fazla tahammül edemedim ve oğlumu almış anneme kaçarken, merdivenlerde yakaladılar beni. Ben de korkudan oğlumu bırakıp, kendim kaçtım. Sonra annemin evine bekar olan görümcemle, kaynım geldi ve beni dövüp geri götürmeye çalıştılar ama annem tuttu kolumdan, vermedi beni onlara. Bu sefer de evimizin taşlarını söktüler, elektrik kablolarımızı kestiler.

Yemen'deki çocuk gelinler. 6 yaşındayken 25 yaşındaki kocasıyla evlendirilen Tahani, eski sınıf arkadaşı Ghada ile görülüyor. Ghada da Tahani gibi çocuk yaşta evlendirilmiş. Fotoğraf: Stephanie Sinclair - VII Photo Agency

Yemen’deki çocuk gelinler. 6 yaşındayken 25 yaşındaki kocasıyla evlendirilen Tahani, eski sınıf arkadaşı Ghada ile görülüyor. Ghada da Tahani gibi çocuk yaşta evlendirilmiş. Fotoğraf: Stephanie Sinclair – VII Photo Agency

Mahallede bu olaylar yaşanırken, polis ne yaptı?

Polis, bizi hep uzlaştırıyordu. Ben şikayetçi oluyordum ama polis,“Bundan bir şey çıkmaz, sürer gider, çevrede dedikodu olur, kendiniz rahatsız olursunuz“ gibi şeyler söyleyerek uzlaştırıyordu. Hele ki,“Para cezası çıkar” dediklerinde gözümüz korkuyordu tabii, vazgeçiyorduk.

Bir gün de gelinleri, kızı, kaynımın karısı, tam altı kişi bakkala giderken peşime düştüler. Ben hemen eve kaçtım. O sıra, ağabeyim cezaevinden izne gelmişti. 16 yaşından küçük bir kıza tecavüz etmekten hüküm giymişti, oysa ki kız imam nikahlı eşiydi. Ancak kızın babası istememiş, mahkemeye vermiş. Keşke annem de öyle yapsaydı benim için. Kızının hakkını korumuş babası en azından. Her neyse… Bahçede beni dövdüler ama ben de altta kalmadım. Boyum onlardan çok kısa olduğu için ben de onların göğüslerini ısırdım. Bir tek görümcem kalmıştı geriye ki ağabeyim elimden almasa bir taşla öldürecektim onu. Yine polise gittik, polis de yine uzlaştırdı. Üstelik bu defa onlar bir sürü darp raporu aldı, bende hiçbir şey çıkmadı oysaki altı kişinin arasında kalmıştım. Nereden yumruk, nereden tepik geliyor anlayamıyordum bile.

Ben zaten ne zaman karakola gittiysem hiç yardım alamadım. Eşim evde sallamayla beni öldürmeye kalktı, karakola kanlar içinde yaratık gibi gittim ama polisler benimle dalga geçti. Üzerinden 3 sene geçti, ben hala belimden o dayağın acısını çekiyorum. Eşimi bulacaklarını söylediler. Eşim evimin içine kadar giriyordu, arıyordum, “Yetişin” diye, “Daha biz yeni geldik, kontrol ettik orayı, sen dalga mı geçiyorsun bizle?” deyip, gelmediler. Oysa eşim beklemiş, onlar çıkınca girdi içeri, inanmadılar, gelmediler. “Polise niye telefon açıyorsun?” diye neredeyse öldürecekti beni ama allahtan annem elinde bir oklava ve bir de taşla gelip, kurtardı beni. 14 yaşındaki oğlum yalvarıyordu, “Baba, annemi öldürme!” diye. Çocuklarım çok travma yaşadı.

Artık boşandınız ancak çocuklarınızı görmek için hala eve geliyor eski eşiniz, değil mi?

Tabii. Hala geliyor, birleşmek istiyor. Ben reddedince de küfürler ediyor, dövüyor. Yine de iyi ki ayrılmışım, asla dönmem ona. Çünkü kendim şiddet görmeye katlanırım ama çocuklarım da şiddete maruz kalıyordu. Çocuklarımın psikolojileri bozuk ama maddi durumum olmadığı için doktora götürüp, tedavi ettiremiyorum. Keşke ilk eşimi bırakmasaymışım. Orada da şiddet vardı ama hiç olmazsa biraz değerim vardı.

Şu an kendinizi güvende hissetmiyor olsanız gerek, şikayetçi olmayı düşünmüyor musunuz?

Bir defasında şikayetçi oldum, neredeyse 2 buçuk sene ceza alacaktı ama ben korktum davamdan vazgeçtim. Savcı şiddete karşı bir kadındı ve benimle çok ilgilenmişti, ceza vermek istiyordu ama benim güvencem yok ki… Hapisten çıkınca beni öldürürdü. Kardeşi de cezaevinden kaçıp, karısını öldürmüştü. Eltimi 27 yerinden bıçakladı. Televizyonlarda da görüyoruz hep eşlerinin öldürdüğü kadınları, bu bende baskı yarattı, korktum tabii.